Archive for Haziran 12th, 2008

mustafa-eraslan.JPGİşadamı Mustafa Eraslan, 1950 yılında Kayseri’nin Bünyan İlçesine bağlı Samağır köyünde dünyaya geldi. Çalışma hayatına 15 yaşında atılan Mustafa Eraslan, daha sonraki yıllarda inşaat sektörünün değişik basamaklarında bulundu ve değişik illerde bilgi ve deneyimlerini artırdı. 1970 yılından 1987 yılına kadar Mersin, Ankara, Alanya ve Kayseri’de inşaat faaliyetlerini sürdüren Mustafa Eraslan, 17 Kasım 1987 tarihinde Eras İnşaat, Turizm Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketini kurdu. » Read the rest of the entry..

Bünyan ve yöresinde “Aşık Dayı” ve “Aşık Mustafa” adıyla bilinen halk şairi Mustafa Altınkaynak, 1868 yılında Bünyan’da Camiicedit Mahallesinde dünyaya geldi. Soyadı kanununun çıkmasından sonra “Altınkaynak” soyadını alan şair, 1941 yılında 73 yaşındayken Bünyan’da vefat etmiştir.

Hamdi Üçok’a göre, şairin tahsili okuyup yazmaktan ibarettir ve kulaktan dolma dini bilgileri vardır. Rasim Deniz ise, şairin iyi bir tahsil yapamadığını; ancak yeteri kadar dini bilgisi olduğu için köylerde imamlık yaptığından ve “hoca” olarak tanındığından bahsetmektedir. Geçimini bağ bahçe işlerinden ve imamlıktan sağlayan şair, şiirlerinin birinde gençlik döneminde bir Ermeni ustanın yanında çıraklık yaptığından da bahseder.

» Read the rest of the entry..

cengiz-aytmatov.jpgCENGİZ AYTMATOV (1928 - 2008)
Ünlü Kırgız yazarı, çevirmen, gazeteci ve politikacı, 12 Aralık 1928′de Kırgızistan’ın Talas Eyaleti ‘ne bağlı Şeker Köyü’nde doğdu. Bişkek’te Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. Yazarlığa 1952′ de başlayan Aytmatov, 1959′da Kırgız Pravdası gazetesinde muhabir oldu. Daha sonra Povesti Gori Stepey (Dağlar ve Steplerden Masallar) adlı öykü kitabıyla büyük ün kazandı. Bu eseri, 1963′te Lenin Ödülü’ne lâyık görüldü ve bu ödül onu aynı zamanda en genç Lenin Ödüllü yazar da yaptı. » Read the rest of the entry..

anitkabir_ve_ataturk.jpgLozan’da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından ‘Hukuk Reformu yapmakla’  görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için ‘Cumhuriyet Savcısı’  unvanının isim babasıdır.
Ata’nın huzurunda ‘Hukuk Reformu’ için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır: 
‘Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?
Cumhuriyet Başbakanı,
Cumhuriyet Bakanı,
Cumhuriyet Müsteşarı,
Cumhuriyet Valisi,
Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
Neden Cumhuriyet Savcısı?
Savcılara neden bu imtiyaz? 
Atatürk, Bozkurt’a ‘Ne diyorsun?’ diye sorar.
Bozkurt’un cevabı çok net olur:
‘Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı’dır.’
Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. ‘Devam et Bozkurt’ der.
Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk reformuna ve Atatürk’ün yorumuna kadar uzanır.

0522_142248.jpg Adı Sütaş olan bir kurum neden böyle bir reklam yapar ki… Kendi öz dilimizle yazsak ilgi çekmezdi, bakın böyle yazınca sizin bile ilginizi çekti diyecekler. Tam bir reklamcı mantığı bu ama yazık kocaman bir yazık. İlgi çekmek uğruna ortaya konmaya çalışılan bu moda dilimize yapılmış bir saygısızlık bence.