Bünyan

BÜNYANBünyan ilçesi, Kayseri ilinin kuzeydoğusunda yer alan, halıcılığı ile ünlü tarihi bir ilçemizdir. Bünyan’da yapılan arkeolojik çalışmalar Bünyan ilçesinin tarihi yönden oldukça gerilere gittiğini göstermektedir.  Bünyan’ın Sultanhanı köyü civarında bulunan ateş sunağı, ilim adamları tarafından Tabal dönemi kalıntısı olarak kabul edilmektedir ki M.Ö.1200’lü yıllara yani Geç Hitit Dönemine tekabül etmektedir.Bünyan Sümerbank Fabrikasının temel kazısında bulunan ve Abbasi dönemine ait olduğu anlaşılan paralar ise Roma döneminde bölgenin zaman zaman Abbasilerin eline geçtiğini göstermektedir.Roma ve Bizans döneminde o zamanlar “Korama” adı verilen dağın çevresinde Karkama (bugünkü Gergeme köyü, sonradan Bünyan’ın Doğanlar Mahallesini oluşturmaktadır) ve Sermusa (bugünkü Bünyan ilçesinin bilinen en eski yerleşim adı) adında iki yerleşim yeri tespit edilmektedir.Bünyan’da Selçuklu Döneminin izlerini gösteren önemli tarihi yapılar mevcuttur. Bünyan’ın Sultanhanı köyünde bulunan ve Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat zamanında 1232-1236 yılları arasında yapılan Sultan Hanı (bkn Sultanhanı) ile yine 1. Alaaddin Keykubat dönemi eserlerinden olan ve avlu kısmı Atabey Celaleddin Karatay tarafından yaptırıldığı için onun adıyla anılan Karatay Kervansarayı (bknz Karatay Kervansarayı), ilçenin tarihi göç yolları üzerinde bulunduğunu göstermektedir.Bünyan’ın Türk hakimiyeti dönemindeki tarihini aydınlatacak en önemli yapılardan biri m.1333 yılında Uygur Türklerinden Tac-ı kızıl oğlu Emir Zahireddin Mahmut tarafından yaptırılmış olan Bünyan Ulu Camii’dir. (Bakınız Bünyan Ulu Camii)Bünyan’ın Samağar ilçesi de adını 1265-1277 yılları arasında İlhanlı komutanı olarak Anadolu’ya gönderilmiş olan Samağar Noyan’dan  almıştır.  Osmanlı kaynaklarına göre, Bünyan’a yerleşenler “taife-i Yörükan” olarak adlandırılan Sarımsaklı Yörükleridir. Sarımsaklı Yörüklerinin yerleşim yerleri, Kayseriyye Sancağı Koramaz kazası, Canik Sancağı Samsun kazası, Paşaeli Sancağı Serez Kazası olarak gösterilmiştir.Bünyan ilçesi, 16. Yüzyılda Koramaz nahiyesinin merkezi ve Sarımsaklı köyü olarak kayıtlara geçmiştir. 1500 yılında 91 hanenin bulunduğu köyde 37 hane Müslüman ve 54 hane gayrimüslim vardır ve 21 kişi de vergi mükellefidir.  Köyde 1 imam, 1 a’ma, 1 zaviyedar, 1 pir-i fani ve 2 de gaip bulunduğu kayıt altına alınmıştır. 1500 yılı nüfusu 498 kişi tahmin edilirken, 1520 yılında nüfusunun 578 olduğu hesaplanmaktadır. Köyde arpa, buğday ve bostan ürünlerinin  ekimi yapılırken hayvancılık ve arıcılığın da iyi seviyede olduğu, ayrıca 2 bezirhane ve 4 tane de değirmenin bulunduğu tespit edilmiştir.Bünyan ilçesinin köylerinde büyük ölçüde Dulkadirli döneminde nüfus hareketlerinin olduğu ve köylere Maraş üzerinden gelen Dulkadirli Türkmenlerinin yerleştiği görülmektedir. Büyük Bürüngüz Köyündeki Alaeddevle Cami ve Daniş Ali Bey Camii bu dönem eserlerindendir. 1511 yılında Vezirazam Hadım Ali Paşa ile Şahkulu arasındaki savaş Sarımsaklı’da (Bünyan’da) geçmişti. Şahkulu, ani bir yarma harekatına girişerek Hadım Ali Paşa’yı öldürmüştü. Bugün Bünyan ilçe mezarlığında bulunan ve kitabesinde “Süphanverdi bin Şahkulu” yazan mezar, ilçedeki en eski mezarlardan biridir ve bu tarihi olayın hatırasını yaşatmaktadır.Bünyan’daki tarihi konak Cebeci Baytaktarbaşısı Sarımsaklılı Serdengeçti Ahmet Ağa’nın oğlu Ömer Ağa tarafından 1785 yılında yaptırılmıştır. İki katlı olan konağın alt bölümünde büyük bir ahır yer alırken, üst katta ise haremlik, selamlık ve misafirler için konaklama odaları yer almaktaydı.1868 yılında Sarımsaklı köyü, Sivas ilinin Aziziye ilçesine bağlı bir nahiye merkezi ve aynı zamanda belediye olur. 1895 yılında Bünyan-ı Hamid ismiyle Sivas iline bağlı bir ilçe merkezi olan Bünyan, 1911 yılında Kayseri’ye bağlanmıştır. Bünyan, Arap dilinde yapı, bina anlamına gelen bir isim olup bu ad, sultana bağlılığın bir göstergesi olarak önce “Bünyan-ı Hamid”  (Hamid’in binaları) adını almış, 1908 yılında Meşrutiyet ilan edilince Hamid adı kaldırılarak Bünyan şeklinde söylenmeye başlanmıştır. Halk arasında adı “Hamidiye” şeklinde söylense de Bünyan’ın resmi olarak Hamidiye şeklinde bir adı olmamıştır.Bünyanlılar, Milli Mücadeleye özellikle “Kayseri İntikam Alayı” içerisinde yürüttükleri faaliyetle destek vermişlerdir. 17 Ağustos 1920 tarihli Hamiyet-i Milliye gazetesinin haberine göre, İncesu, Bünyan ve Develi’den gönüllerle oluşturulan Kayseri İntikam Alayına bu ilçelerden birer bölük katılmıştır. Bu yapılanmaya Bünyan eşrafından zamanın ileri gelenleri de bizzat katılmışlardır. Belediye Başkanı Nail Ağa (Meram), Müftü Nuh Efendi (Özsoy), Hoca Tahsin, Abidin Ağa (Arar), Elbaşılı Karabey, Gergemeli Osman Ağa (Kaplan), Ethem Ağa (Oğuz) bunlar arasındadır.Kayseri’de Kuvayı Milliye Teşkilatının önde gelen isimlerinden olan Bünyanlı Müderris Alim Efendi (Çınar), ilk meclis-i mebusana Kayseri milletvekili olarak seçilmiştir. Cumhuriyet yıllarında da Bünyanlıları TBMM çatısı altında görüyoruz. Reşit Turgut, Ziya Turgut, Sami Turan, Servet Hacıpaşaoğlu, M.Sedat Turan, Hasan Basri Üstünbaş, Nesrin Nas, Mustafa Duru, Fazıl Kahraman Bünyanlı milletvekilleridir.1926 yılında Bünyan Halı İpliği Fabrikası kurulmuştur. (Bknz Bünyan Battaniye Fabrikası) 1928 yılında ise Bünyan Hidroelektrik Santrali hizmete girmiştir. (Bknz. Bünyan Hidroelektrik Santrali) Bünsa Döküm Fabrikası ise 1974 yılında halk ortaklığı kurulmuş bir tesis olarak hizmet vermeye başlamıştır.İlçenin Kayseri’ye olan uzaklığı 40 km.dir ve Kayseri-Sivas demiryolu da ilçenin Büyük Tuzhisar kasabasından geçmektedir. 35,52 boylam ve 38,55 enlem üzerinde bulunan ilçe, 1920 rakımlı Koramaz dağının kuzey eteğinde deniz seviyesinden 1348 m. yükseklikteki bir mevkide kurulmuştur. 2007 yılı nüfus sayımına göre ilçe merkezinin nüfusu 12 905, köyler ve kasabalarıyla birlikte nüfusunun toplamı 35 106’dır. İlçeye bağlı sekiz kasaba ve yirmi dört köy bulunmaktadır. Akmescit, Büyük Bürüngüz, Büyük Tuzhisar, Elbaşı, Güllüce, Karakaya, Koyunabdal ve Yeni Süksün, Bünyan’a bağlı kasabalardır. Ağcalı, Akçatı, Asmakaya, Burhaniye, Dağardı, Ekinciler, Emirören, Girveli, Hazarşah, İğdecik, Kahveci, Karacaören, Karadayı, Karahıdır, Kardeşler, Köprübaşı, Kösehacılı, Musaşeyh, Samağır, Sıvgın, Sultanhanı, Topsöğüt, Yağmurbeyli ve Yünören olmak üzere ilçeye bağlı yirmi dört köy bulunmaktadır.Bünyan’ın denizden yüksekliği 1250 metredir. Bünyan, Doğudan Batıya ve Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan önemli yolların kavşağındadır. Bünyan, Elbaşı kasabasının sularını taşıyan Zamantı nehri ile Akdeniz havzasına, Sarımsaklı suyu ile Karadeniz havzasına su gönderen Türkiye’nin ender ilçelerinden biridir.İlçenin en önemli yükseltileri 1920 metre yüksekliğindeki Koramaz dağı ile 1750 metre yükseklikteki Karakaya dağıdır.İlçedeki önemli düzlükler arasında Ekinciler köyü ve Akmescit kasabası arasındaki Zamantı Ovası (Elbaşı Ovası da denir) ve Hazarşah ve Süksün köyleri arasındaki Akdölen Ovası (Uzunok Döleği) yer alır.İlçedeki en önemli göl Tuz Gölü’dür. 23 km2’lik bir alanı kaplayan göl, tektonik göllere güzel bir örnektir. Kapalı bir havzadır ve dışarıya akışı yoktur. Tuz Gölü’nün dışında Elbaşı Gölü (Sazlığı) ve Göztepe (Pınarbaşı) göleti, önemli göller arasındadır.İlçede kasabalar ve köyler dahil olmak üzere 32 tane ilköğretim okulu bulunmaktadır. İlçede orta öğretim kurumu olarak yedi tane lise mevcuttur. Bunlar, Şehit Piyade Teğmen Bekir Öztürk Çok Programlı Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Naci Baydemir İmam Hatip Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Büyük Tuzhisar Çok Programlı Lisesi, Akmescit Çok Programlı Lisesi’dir.İlçede bir devlet hastanesi, 8 sağlık ocağı ve 7 sağlık evi ile sağlık hizmetleri yürütülmektedir.İlçede ekilebilir alanların %93’ü tarla olarak kullanılmaktadır ve buğday, arpa ve yulaf ağırlıklı olarak ekilmektedir. Geri kalan %3.9’luk bölüm ise bağ bahçe işlerine ayrılmıştır. Otlak olarak ise arazinin %2.8’lik bir bölümü kullanılmaktadır.Bünyan’da iki büyük hayvancılık tesisinde 2 bin büyük baş hayvan kapasitesi mevcuttur.Bünyan’dan yetişmiş adı bilinen ilk şair, 16. Yüzyılda yaşadığı kabul edilen Koyun Abdal’dır. 19. Yüzyılda yaşayan Aşık Sıtkî (Memiş Hoca), Bünyanlı Aşık Mustafa (1868-1941), Hamdi Üçok (1900-1979), Behçet Kemal Çağlar (1908- 1969), Aşık Harbi (Adnan Türköz) (1925-1982), Abdullah Akay (1930-………) ilçeden yetişmiş ünlü şairler arasındadır.Bünyan’da Yüzük Oyunu, Arap Oyunu, Deve Oyunu gibi geleneksel oyunlarımız halk kültüründe önem taşır. Bamsı Beyrek Hikayesi gibi Oğuz Türklerinin destansı hikayelerinin de anlatıldığı ilçede, halaylar da dikkati çeker. Bünyan Ağırlaması, Sıktırma Halayı, Omuz Halayı, Üç Ayak, Temir Ağa, Cirit Havası gibi halayların mevcut olduğu ilçe, bu yönüyle bir halay bölgesidir.İlçede söylenen türküler arasında en meşhurları Nevruz Gelin, Nar Ağacı, Kayalar, Ayşem, Kozalı Gelin, Çelebi, Ceviz Oynamaya Gelmiş gibi Adnan Türköz ve Zekeriya Bozdağ’ın derlediği türkülerdir. Bünyan yöresi, aynı zamanda ağıtların uzun hava şeklinde söylendiği bir bozlak yöresidir.Bünyan’da spor alanında yetişmiş en önemli kişi milli güreşçi Ziya Doğan olmuştur. Akdeniz Oyunları, Adriyatik Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonalarında birincilikleri bulunan Doğan, 1963 yılında ise Japonya’da yapılan Dünya Şampiyonasında dünya üçüncüsü olmuştur.Kaynaklar:S.Burhanettin AKBAŞ, Bünyan ve Yöresi Halk Edebiyatı Folklor ve Etnografyası, Kayseri, 1994Hamdi ÜÇOK, Çağlayanlar Beldesi Bünyan, Kayseri,Kayseri, 1953Ramazan Tosun, Kayseri’de Ermeni Olayları, Kayseri, 1997Zübeyir Kars, Milli Mücadelede Kayseri, Ankara, 1993Bünyan Kültürü Dergisi Arşiviwww.bunyan.gov.tr 

Bir Cevap to “Bünyan”

  1. burhanettinakbas
    Haziran 21st, 2008 17:58

    BÜNYAN’DA SELÇUKLU VE İLHANLI DÖNEMİ ESERLERİ

    Bünyan yöresine Türkler, Selçuklu döneminde gelmiştir ve Bünyan, Osmanlı kayıtlarında Sarımsaklı adıyla anılan bir Yörük topluluğu olarak isimlendirilmiştir. Bünyan ve köylerinin tamamında Yörükler ve Türkmenler yaşamaktadır.

    Bünyan yöresindeki tarihi yapılar Selçuklu ve İlhanlı döneminden kalmadır. Selçuklu döneminde yapılan Sultanhanı ve Karatay Hanı ile İlhanlı dönemi eseri olan Bünyan Ulu Camii oldukça önemli eserlerdir.

    Bünyan’ın Kayabaşı Mağaralarının çevre köylere kadar uzantılarının olduğu söylenmektedir. Bu mağaralar ve yer altı şehri, Hititlerin ticaret merkezi Kaniş-Karum’a 20 km. mesafededir.

    Şair Coşkun Ertepınar, “Bünyan’da Eski Zaman” adını verdiği şiirinde Bünyan’ın Kayabaşı Mağaralarını şöyle dile getirmektedir:

    Bünyan’da eski zaman

    Gözle görülen umman

    Esatir, menkıbe, tarih dolu

    Geçmiş zaman

    Geçmiş zaman

    Korku dolu, ürkü dolu

    Hayret dolu

    Anlaşılıyor kalıntılardan

    İşte görmekteyim hayalini

    Eski zaman içinde

    Şu kayalıklarda, şu inde

    Bir Etili kadın ki

    Ufku süzer kendinden emin

    Ufuk açık,

    Ufuk mavi

    Sular gümüş gümüş

    Ufuklarda yemyeşil zemin

    Etili kadının yanında

    Gerilmiş yay gibi

    Fidan bir dal gibi erkek

    Yiğitlik yazılı

    Kayalar kartalı alnında

    Etili kadın kendinden emin yaşamış

    Bu inlerde

    Bizden daha emin

    Bizden daha şen

    Bizden daha zengin

    Bünyan’da eski zaman

    Böyle bir umman

    Gördüm işte hayalini bir bir

    Gördüm ne ışık gözler

    Ne ok bakışlar gezinmiş ufkunda

    Gördüm neler neler ezilmiş

    Eski zamanın eski çarkında

    BÜNYAN SULTAN HANI:

    Bünyan ilçesine bağlı Sultanhanı köyünde ve Kayseri-Sivas karayolunun 50. kilometresinde bulunan muhteşem bir eserdir. Sağlam yapı tekniği ve kuleleri ile dışarıdan bakıldığında bir kaleyi andırmaktadır.

    Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat zamanında yapılan (1232-1236) bu muhteşem yapı, büyüklük bakımından 3900 m2 alanı ile Aksaray Sultanhanından sonra gelmektedir.

    Selçuklu döneminde ticari yollara ve ticaret hayatına büyük önem verilmekteydi. Alaeddin Keykubat döneminde ise Selçuklular, Anadolu’yu gıpta ile bakılacak büyük bir ticaret merkezi haline getirmişlerdi. Mesela Sultanhanında kalan ticaret erbabı handa üç gün ücretsiz kalır, üç günden fazla kalacaksa diğer günlerin ücretini öderdi.

    Tüccarların bütün malları devletin güvencesi altına alınmıştı. Hana gelen tüccar malı özenle sayılır ve eğer tüccar sabah yoluna devam edecekse, malı kendisine eksiksiz teslim edilir ve uğurlanırdı. Eğer tüccarın malında bir eksiklik varsa, bu iş düzeltilmeden hanın kapıları asla açılmaz, böylece handan dışarıya kimse bırakılmazdı.

    Diyelim ki tüccar mallarını handan sapasağlam teslim aldı ve yoluna devam etti. Yolda soyguncular, tüccarın yolunu kestiler ve malını çaldılar. Devlet, soyulan tüccarın bütün mallarının karşılığını öderdi. Çünkü, Selçuklu devletinde ticaret devlet güvencesi ile yapılmaktadır. O yüzden Alaeddin Keykubat dönemi Anadolusu “efsanevi zenginlikler ülkesi” olarak anılıyordu.

    Kervansarayın ortasındaki yapıya “köşk mescidi” denmektedir. Bu mescit oldukça yıpranmasına rağmen hala Selçuklu taş işçiliğinin ne kadar mükemmel olduğunu gösterecek kadar güzeldir.

    KARATAY KERVANSARAYI

    Karatay Kervansarayı iki kısımdan meydana gelmektedir. Kışlık (kapalı) kısmı Sultan 1. Alaeddin Keykubat devri (1219-1236) sonlarında, avlu kısmı ise 1240 yılında Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında atabey Emir Celaleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır. İçerisinde mescid, odalar ve hamam bulunmaktadır.

    Kervansarayın süslemeleri oldukça önemlidir. Bitkisel geometrik motifler yanısıra, hayvan ve insan tasvirleri de dikkati çeker.

    21 Nisan 1277’de Kayseri’ye gelen İbni Abdü’z-zair, Kayseri’de tuttuğu günlüğünde Karatay Kervansarayı hakkında da bilgiler verir.

    Celalettin Karatay tarafından yaptırılan Karatay Kervansaray’ından övgüyle bahseden İbni Abdü’z-zair, yapıda kullanılan taşların adeta mermeri andıran nitelikte olması ve bu taşlardan yapılan duvarlar ile kapının üzerindeki süslemelerin bir benzerinin daha bulunmadığını anlatır. Ayrıca kervansarayın içinde hastane (bimaristan), eczane(edviye) gibi sağlıkla ilgili yapıların bulunduğunu ifade eden seyyah, verdiği bu bilgiler ile Ortaçağ’da Anadolu’daki kervansarayların işleyiş tarzını da ortaya koyar.

    BÜNYAN ULU CAMİİ

    Camiin kapısı üzerinde, portal nişinin iki yanında devam eden iki satırlık Selçuklu sülüsü ile yazılmış kitabesinin geniş tutulmuş alt satırında “Bu mübarek mescidin imarını emirlerin emiri, âdil, müeyyed, muzaffer, fasıkları kahreden, isyankarları katleden Zahireddin Mahmud bin Tac-ı Kızıl –Allah onun akıbetini iyi eylesin- emretti. (Yedi yüz) otuz dört senesi aylarının ilki olan Muharrem ayının başında (1333- Eylül) yazıldı.

    Emir Zahireddin Mahmud, Moğolların Anadolu Valilerinden biri olup İlhanlı Sultanı Ebu Said Bahadır Han tarafından (M.1329) yılında bu göreve getirilmiştir. Zahireddin Mahmud, Uygur soyundan gelen bir Türk olup babası da Anadolu Valiliği yapmış olan Esen Kutluğ’dur.

    BÜNYAN’DA 18. YÜZYILDAN KALMA TARİHİ KONAK

    Bünyan’daki tarihi konak Cebeci Baytaktarbaşısı Sarımsaklılı Serdengeçti Ahmet Ağa’nın oğlu Ömer Ağa tarafından 1785 yılında yaptırılmıştır. İki katlı olan konağın alt bölümünde büyük bir ahır yer alırken, üst katta ise haremlik, selamlık ve misafirler için konaklama odaları yer almaktaydı. Bugün yüksek duvarları ile giriş kapısı ayakta dururken konağın bir bölümü çökmüş ve ayakta kalan bölümü ise acilen restore edilmeyi beklemektedir. En büyük dileğimiz bu tarihi yapının restore edilerek Bünyan ilçesinde bir kültür merkezi olarak faaliyete geçirilmesidir.

    BÜNYAN 1895 YILINDA İLÇE OLMUŞTUR

    1878 yılında Sarımsaklı adıyla Sivas’ın Aziziye ilçesine bağlı bir nahiye merkezi olan Bünyan, 1895 yılında Sivas iline bağlı bir ilçe merkezi olur ve adı da Bünyan-ı Hamid olarak değiştirilir. Bu isim daha sonra Hamid adı kaldırılarak Bünyan olarak geçmeye başlar. Bünyan, Arapça bir isim olup “yapı, bina” anlamına gelmektedir.

    1911 yılında Kayseri iline bağlanan Bünyan, Cumhuriyet döneminde de önemini korumuştur. 1926 yılında kurulan Türkiye’nin ilk özel şirketi Kayseri ve Civarı Elektrik A.Ş. Bünyan’dan doğan Sarımsaklı ırmağı üzerinde elektrik üretimine başlamış ve bunun neticesinde Kayseri ve civarı ilk kez bu fabrikadan üretilen elektrikle aydınlanmıştır.

    Bünyan, yüzlerce yıldır geleneksel el sanatlarımızdan olan halıcılığın önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bugünlerde el halısı önemini yitirse de Bünyanlıların halıya olan merakı asla bitmemektedir ve Bünyanlılar dokudukları halının ekonomik bir değer kazanmasını arzu etmektedirler.

    Bünyan’da kurulan alabalık çiftlikleri artık Kayseri’nin önemli mesire alanları ve piknik yerleri durumuna gelmiştir. Alabalık üretiminin ekonomik değerini artıracağı tahmin edilmektedir.

Yorum Yazın


Google


Sponsorlar

 

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Haz    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Yorumlar