Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şubesi Başkanı Ali Aydın, yaptığı açıklamada Erciyes Üniversitesinde okuyan Türk Dünyasına mensup öğrencilere 22 Eylül Pazartesi akşamı bir iftar yemeği vereceklerini söyledi. İftar yemeği Sabancı Kültür Merkesinde personel yemekhanesinde verilecek.


Yazarlar Birliği Kayseri Şubesinin Kültür ve Sanat Çadırı, Ramazan ayı boyunca Mimarsinan Parkında açık. Çadırda yüze yakın şair ve yazarın kitapları sergileniyor, şiir dinletileri ve kültür ve sanat sohbetleri gerçekleştiriliyor. Çadırda Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Hüseyin Türkmen’in Erciyes Şiirleri Sergisi de yer alıyor. Ramazan akşamları muhabbet bedava, çaylar da şirketten…


Aylık kültür sanat ve edebiyat dergisi Berceste, Eylül 2008 sayısını (sayı 175) “Hikaye Özel Sayısı” olarak yayınladı.
Dergi, Nurkal Kumsuz’un “Türk Hikayeciliği Üzerine” isimli makalesi ile başlamıştır. Bu makalede Kumsuz, hikaye türünün evrelerini ve biçimlerini ele alıyor.
Sırasıyla:
Karşılaşma / Muhterem Yüceyılmaz
Güzel gözlü körler / İsa Yar (Şiir)
Gülmisal / A.Vahap Akbaş
Özeleştiri / Selim Tunçbilek (Şiir)
Ebemiz / M.Fatih Köksal
Bizim Hikayemiz / Mahir Adıbeş
Kanatsız Uçuş İklimleri / Sergül Vural
Rubailer / Bekir Oğuzbaşaran
Ömrün Yarısı / Filiz Kalyon
Hiç kimse / Adnan Büyükbaş
Maskeli / Zeynep Pınar
Kuğunu Şarkısı / Mustafa Özçelik
Raci / Necati Kanter
Ümit Fehmi Sorgunlu ile Hikaye Üzerine / Vedat Ali Tok
“Menekşeli Mektup” Üzerine Bir Tahlil Denemesi / Senem Gezeroğlu
Yüreğin Öyküsü / İbrahim Şahin
Sisler Ardındaki Şehir / Ümit Fehmi Sorgunlu
Hayat Hikayemiz / Hüseyin Türkmen
Süpürge / Huzeyme Yeşim Koçak
Gece ve Yabancı / Duran Çetin
Hatıralar Yolumu Kesti / S.Burhanettin Akbaş
Hamdi Kirve / İmdat Avşar
Beyaz Yol / Vagıf Sultanlı
Umut / Ekber Goşalı

Berceste dergisine internet üzerinden de ulaşabilirsiniz:
http://www.bercestedergisi.com/

Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan hececiler, Anadolu’yu ve vasat insan tipini şiire soktular.
Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır. Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır.
*Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
*Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
*Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
*Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
*Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
*Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
*Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
*Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir. » Read the rest of the entry..

bekirsitkierdogan.jpgBekir Sıtkı Erdoğan 1926’da Karaman’da doğdu.
İlk ve Ortaokulu Karaman’da yaptıktan sonra 1946 yılında Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. 1949 yılında da Harp okulundan mezun olduktan sonra on yıl kıta subaylığı hizmetini yaparken, asker olarak Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini bitirip Astsubay Okulu ve Heybeliada Deniz Harp Okulunda uzun süre edebiyat öğretmenliği yapmıştır.Bu görevi kıdemli albaylığa kadar sürdürerek 1974 yılında kendi isteği ile emekli oldu. Gerek görev yıllarında, gerekse emekli olduktan sonra, çeşitli sivil okullarda da öğretmenlikleri oldu. İstanbul Atatürk Kız Lisesi, Site Koleji, Marmara Koleji, Moran Lisesi bunlar arasındadır. Özellikle emekli olduktan sonra yasal yaş sınırına kadar, oniki yıl İstanbul Alman Lisesi’nde öğretmenliğe devam etti. » Read the rest of the entry..

namik-kemal.jpgTürk Milliyetçiliğinin öncülerinden, Jön Türklerden, ünlü yazar ve şairdir. Özellikle “İntibah” isimli romanı ve “Vatan, Yahut Silistre” isimli tiyatro oyunu ile tanınır.
21 Aralık 1840′ta Tekirdağ’da doğdu, 2 Aralık 1888′de Sakız Adası’nda öldü.
Asıl adı Mehmed Kemal’dir.Baba tarafı aslen Konyalıdır.
Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey’dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa’nın yanında, Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 1863′te Babıali Tercüme Odası’na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1868′de M. Fazıl Paşa’nın desteğiyle Hürriyet adı altında bir gazete çıkardı. 1876′da I. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-i Esasi’yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1879′da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884′te Rodos, 1887′de Sakız Adası’na gönderildi. » Read the rest of the entry..

faruk_nafiz_camlibel1.jpg18 Mayıs 1989′da İstanbul’da doğdu. 8 Kasım 1973’te Akdeniz’de seyreden Samsun gemisinde yaşamını yitirdi. Türk şiirinde “hecenin 5 şairi” diye bilinen şairlerden biri. Yenilikçi edebiyatımızın geçiş döneminde dili, tekniği ve romantik İstanbul’lu kişiliğiyle de olsa, Anadolu gerçeğine açıldı. Türkçenin gelişmesine büyük katkı sağladı. Milli edebiyat akımına verdiği güçle kendisinden sonra gelen kuşaktaki biçok şairi etkiledi. Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Haşim şiirinin yanında üçüncü bir kümenin oluşmasına neden oldu. İstanbul Darülfünun’u Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini yarım bıraktı. Kayseri, İstanbul ve Ankara’da liselerde ve öğretmen okullarında edebiyat dersleri verdi. 1946-1960 arasında Demokrat Parti’den İstanbul’dan milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960’tan sonra bir süre Yassıada’da tutuklu kaldı. Biraz Cenap Şahabettin’den, büyük ölçüde de Yahya Kemal Beyatlı’dan etkilenerek ilk şiirlerini aruz vezniyle yazdı. Sonra hece veznine döndü. Anadolu insanının duygularını işleyerek Milli edebiyat akımının yurtçu duyarlılığını zengileştirdi. Erkek bencilliğini yücelten aşk şiirleri de yazdı. Anayurt adlı dergiyi 8 sayı çıkardı. “Çamdeviren”, “Deli Ozan” gibi takma isimlerle mizah şiirleri yazdı. Fıkra, manzum oyun, roman türünde eserleri de var. En önemli eserlerinden biride aşağıda giriş bölümünü verdiğim Han Duvarları’dır. » Read the rest of the entry..

mehmet-akif-ersoy.jpgTürk, şair. İstiklal Marşı’nı yazmış, günlük konuşma dilinin şiirle kaynaşmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuşuna ön ayak olmuştur. İstanbul’da doğdu, 27 Aralık 1936′da aynı kentte öldü. Bir medrese hocası olan babası doğumuna ebced hesabıyla tarih düşerek ona “Rağıyf” adını vermiş, ancak bu yapma kelime anlaşılmadığı için çevresi onu “Âkif” diye çağırmıştır. Babası Arnavutluk’un Şuşise köyündendir, annesi ise aslen Buharalı’dır. » Read the rest of the entry..

sinasi.jpgİbrahim Şinasi, 5 Ağustos 1826′da İstanbul’da doğdu.
Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa, 1829′da Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak ölünce, annesi onu yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi, ilköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi’nde ve Feyziye Okulu’nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi’ne kâtip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi’den Arapça ve Farsça öğrendi. Aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey’den Fransızca dersi aldı.
Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849′da bilgisini artırması için devlet tarafından Paris’e gönderildi. Burada edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. » Read the rest of the entry..

Ahmet Hamdi Tanpınar, 1901 İstanbul doğumlu. Babasının işi gereği, ilkokuldan liseye kadar Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde sürdürdü eğitimini. İstanbul Darülfünun Edebiyat bölümünden 1923′de mezun olduktan sonra Erzurum, Konya ve Ankara’da edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde dersler veren Tanpınar, İÜ Edebiyat Bölümü Tanzimat Edebiyatı kürsüsünde profesörlüğe seçildi. 1942-1946 yılları arasında Maraş milletvekili olduktan sonra yeniden eğitim hizmetine döndü, 1949 yılında İÜ Edebiyat Bölümü Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne getirildi. 1962 yılında kalp rahatsızlığı sonucu ölen Ahmet Hamdi, çok sayıda şiir, hikaye, roman ve deneme yazmıştı. 

» Read the rest of the entry..